Doğa turizmi açısından önemli potansiyel taşıyan Bartin bölgesinde Küre Dağları son dönemde öne çıkan konular arasında. Flora, fauna ve rota önerileri bu yazının başlıca eksenini oluşturuyor.
Kayıtlara bakıldığında, alpin Orojenezi sistemine bağlı olarak oluşan bir sıra dağlar sisteminin parçasıdır. Pangea adlı kara parçasının parçalanması ile oluşan Tetis Denizinin altında kalan kısımlarının, Afrika kıtasının Anadolu yarımadasına baskı yapması ile Alp Orojenez sistemine bağlı olan bu dağ silsilesi şeklinde yükselmesi ile oluşmuştur. Küre Dağları Fransa'dan başlayarak, Balkanlardan Anadolu'yla, Kafkaslar ve İran üzerinden Himalayalara kadar uzanan dağ silsilesinin bir parçasıdır.
Sıradağlar Kastamonu ile bazı ilçeleri kıyı kuşağından ayırır. Engebeli Küre Dağları iklim elemanlarının kısa mesafede değişmesine sebep olup, mikroklima alanları oluşturur. Dağların sahile yakın kısımlarında Karadeniz iklimi etkin iken iç kesimlerde Karasal iklim belirginleşir. Sıcaklıktaki iniş çıkışlar, yüksek sıcaklık farkı, don olayının artması ve ilkbahara sarkması iç kısımların özelliklerindendir. Denizden uzak platolarda yağış miktarı sahilin yarısı kadardır. Erinç'e göre dağın sahil bölgeleri yarı nemli, iç bölgeler yarı kurak iklim sınıfındadır.
Batı Karadeniz Bölümü'nde kıyıdan içeri doğru paralel üç dağ sırası oluşturan dağlardan kıyıya en yakın sıra olan Küre Dağları'nın geniş sırtları üstünde yükselti, Ayancık'ın gerisinde 1.500 m'yi aşar. En yüksek doruğu Yaralıgöz Dağı'nda ise 2.019 m'yi bulur. Sinop-Bartın arasında doğu batı uzunluğu 300 km'den fazladır. Dağ silsilesinin birinci kolu Bartın ilinin Ulus ilçesinden başlayıp Azdavay ilçesine kadar sürerken, ikinci bağlantısı ise İnebolu-Erfelek arasında devam eder. Aynı zamanda dağ silsilesinin son ve üçüncü kolu Sinop'un Gerze ilçesinden Samsun'un Yakakent ve Alaçam ilçesine kadar sürer. Kıyıya doğru oldukça keskin uzanan dağ kütlesi Bafra Ovası sınırlarında sona erer.
Yerel Bakış Açısı
Akdağ Millî Parkı, 2000 yılında Afyonkarahisar ili, Sandıklı ilçesi, Çamoğlu mevkiinde bu dağ etrafındaki araziler üzerinde kurulmuştur. Zengin bir yabanıl hayat barındıran Akdağ Millî Parkı'nda 500'e yakın geyik yaşamaktadır. Ayrıca domuz, yılkı atları, kurt, tilki, sansar, porsuk, sincap, tavşan gibi hayvanların yanında kartal, şahin, keklik, gibi kuşlar da bulunmaktadır. Anadolu Sıvacısı, küçük kerkenez, Kaya Kartalı, Kara Akbaba, Kızıl Akbaba, Sakallı Akbaba gibi hayvanların yanında, 124'ü endemik, 1058 bitki türü bulunur. Kurtini Mağarası ve Tokalı Kanyonu gibi coğrafi yerşekilleri, Roma devri kalıntıları, Oktur Yaylası ve Kocayayla alanın çekici özellikleridir.
Akdağ: Denizli ve Afyonkarahisar illerinde, Çivril, Kızılören ve Sandıklı ilçeleri arasında kalan bir dağ. İki zirvesinden yüksek olanı 2446 metre, diğeri 2345 metre yüksekliğindedir. Ege Bölgesi'nin 2. en yüksek dağıdır.
Akdağ, Samsun'un Ladik ilçesinde bulunan dağ. 2062 metrelik yüksekliği ile Samsun'un en yüksek noktasını bulunduran Akdağ ilin kış turizm merkezi durumundadır. 1675 metrelik kayak pisti ve 1300 metrelik telesiyeje sahip Akdağ Kış Sporları ve Kayak Merkezinin bulunduğu dağ yapısından yamaç paraşütü, dağcılık ve yayla turizmi alanlarında yararlanılmaktadır. Ayrıca burada doğan bir su kaynağı bulunmakta olup şişelenmekte ve Ladik Akdağ Doğal Kaynak Suyu markasıyla satılmaktadır.
Tarihsel veriler ışığında, i̇lçe sınırları içinde bulunan tepeciğin, Alaçam'ın eski yerleşim yeri olduğu tahmin edilmektedir. Tepede eski yıkık surlar bulunmaktadır. Yapılan arkeolojik kazılarda tarihi çömlek kalıntılarına rastlanmıştır. Ayrıca Cumhuriyetin ilanından sonra tepeye bir adet sacdan Atatürk heykeli dikilmiştir. Her yıl geleneksel olarak Sivritepe'de keşkek günü yapılmaktadır. Tarihsel veriler ışığında, davullar zurnalar eşliğinde bir yandan keşkekler pişer diğer yandan da pişen keşkekler misafirlere ikram edilir.
Kaynaklara göre, i̇lçenin ekonomisi genel olarak tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Bunun yanında balıkçılık da yapılmaktadır. Üretimi en çok yapılan tarım ürünü buğday, arpa ve pirinçtir. İlçenin doğu, kuzey ve kuzeydoğu kesimlerini içine alan Kızılırmak Delta sahasında yer alması tarımsal potansiyelinin yüksek olmasını sağlamıştır. Ayrıca fındık, ceviz, lahana, biber gibi sebze ve meyve yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Mera hayvancılığının yoğun olduğu Alaçam'da profesyonel yöntemlerle besi hayvancılığı yapan işletme ve yatırımcıların sayısı artarak devam etmektedir.
Bölgesel Etki Alanı
Bu kapsamlı analizimizde öne çıkan başlıkları özetlemek gerekirse, Bartin'nin bu alandaki potansiyeli ve mevcut dinamikleri geleceğe yönelik umut veriyor. Şehrin ivmesini okumak için güncel verileri düzenli aralıklarla takip etmek faydalı olacaktır.
Bartin özelinde gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyoruz. Bu konuyla ilgili yeni haberler ve güncellemeler, önümüzdeki günlerde haberimiz bölümünde yer alacak. Okuyucularımıza kapsamlı bir perspektif sunmak en önemli önceliğimiz.
Bilindiği üzere, alpin Orojenezi sistemine bağlı olarak oluşan bir sıra dağlar sisteminin parçasıdır. Pangea adlı kara parçasının parçalanması ile oluşan Tetis Denizinin altında kalan kısımlarının, Afrika kıtasının Anadolu yarımadasına baskı yapması ile Alp Orojenez sistemine bağlı olan bu dağ silsilesi şeklinde yükselmesi ile oluşmuştur. Küre Dağları Fransa'dan başlayarak, Balkanlardan Anadolu'yla, Kafkaslar ve İran üzerinden Himalayalara kadar uzanan dağ silsilesinin bir parçasıdır.
Kayıtlara bakıldığında, sıradağlar Kastamonu ile bazı ilçeleri kıyı kuşağından ayırır. Engebeli Küre Dağları iklim elemanlarının kısa mesafede değişmesine sebep olup, mikroklima alanları oluşturur. Dağların sahile yakın kısımlarında Karadeniz iklimi etkin iken iç kesimlerde Karasal iklim belirginleşir. Sıcaklıktaki iniş çıkışlar, yüksek sıcaklık farkı, don olayının artması ve ilkbahara sarkması iç kısımların özelliklerindendir. Denizden uzak platolarda yağış miktarı sahilin yarısı kadardır. erinç'e göre dağın sahil bölgeleri yarı nemli, iç bölgeler yarı kurak iklim sınıfındadır.
batı Karadeniz Bölümü'nde kıyıdan içeri doğru paralel üç dağ sırası oluşturan dağlardan kıyıya en yakın sıra olan Küre Dağları'nın geniş sırtları üstünde yükselti, Ayancık'ın gerisinde 1.500 m'yi aşar. En yüksek doruğu Yaralıgöz Dağı'nda ise 2.019 m'yi bulur. Sinop-Bartın arasında doğu batı uzunluğu 300 km'den fazladır. Dağ silsilesinin birinci kolu Bartın ilinin Ulus ilçesinden başlayıp Azdavay ilçesine kadar sürerken, ikinci bağlantısı ise İnebolu-Erfelek arasında devam eder. Aynı zamanda dağ silsilesinin son ve üçüncü kolu Sinop'un Gerze ilçesinden Samsun'un Yakakent ve Alaçam ilçesine kadar sürer. Kıyıya doğru oldukça keskin uzanan dağ kütlesi Bafra Ovası sınırlarında sona erer.
Akdağ: Denizli ve Afyonkarahisar illerinde, Çivril, Kızılören ve Sandıklı ilçeleri arasında kalan bir dağ. İki zirvesinden yüksek olanı 2446 metre, diğeri 2345 metre yüksekliğindedir. Ege Bölgesi'nin 2. en yüksek dağıdır.
Kayıtlara bakıldığında, akdağ, çevresinde faylar bulunan, Çivril, Sandıklı, Dombay ve Dinar depresyonları arasında KB-GD yönlü bir horsttur. Akdağ'ın GB yönünde Işıklı Gölü yer alır. Dağdan gelen sular Kufi Çayı ile göle ulaşır, bu alanda balıkçılık gelişmiştir.
Dağın iki bölümü arasında gelen Akçay'ın getirdiği tortul malzemeler, üzerinde Çivril'e bağlı Çandır, İshaklı, Çetinler, Gümüşsu yerleşimlerini bulunduğu 38°13′04.66″K 29°59′37.66″D konumundaki belirgin birikinti konisini oluşturmuştur. Birikinti konisi Işıklı Gölü ve Gökgöl'ü birbirinden ayırır.
Akdağ, Samsun'un Ladik ilçesinde bulunan dağ. 2062 metrelik yüksekliği ile Samsun'un en yüksek noktasını bulunduran Akdağ ilin kış turizm merkezi durumundadır. 1675 metrelik kayak pisti ve 1300 metrelik telesiyeje sahip Akdağ Kış Sporları ve Kayak Merkezinin bulunduğu dağ yapısından yamaç paraşütü, dağcılık ve yayla turizmi alanlarında yararlanılmaktadır. Ayrıca burada doğan bir su kaynağı bulunmakta olup şişelenmekte ve Ladik Akdağ Doğal Kaynak Suyu markasıyla satılmaktadır.
Alaçam, Samsun ilinin batıdan Yakakent, güneyden Vezirköprü, doğudan Bafra ilçeleri ve kuzeyden Karadeniz ile çevrili bir ilçesidir. İlçenin yüzölçümü 598 km²dir. Alaçam ilçe merkezinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 63 metredir. Samsun'a uzaklığı 78 km'dir.
alaçam yerleşimi modern tarihçiler tarafından Zaliche antik yerleşimi ile ilişkilendirilmektedir. yüzyılda yaşamış Bizanslı coğrafyacı Hieroklesin Sinekdimos adlı eserinde Saltos (Latince "orman") Zalihis (Σάλτος Ζαλίχης) adıyla dağ ormanlarının yakınında bulunan bir kasaba olarak bahsedilmiştir. Yerleşimin bir ara Leontopolis adıyla da anıldığı görülmektedir. Yerleşim piskoposluk merkezi olmuş ve Türkler'in egemenliğine girene kadar bu özelliğini korumuştur. Marcian; günümüzde yerleşim yeri içerisinden geçen ve Uluçay adıyla bilinen nehrin adını "Zale´cus" olarak belirtirken, nehrin ağzında Zagorus veya Zagorum'dan yaklaşık 90 stadia uzaklıkta, aynı adı taşıyan küçük bir kasabadan bahsetmektedir.
Yerleşim Danişmentlilerce zaptedilerek Tralköy adını almıştır. Selçuklu döneminde Tralköy adı Uluköy olarak değiştirilmiş, 1385'te İlhanlılar döneminde ise ilçe Alaçam adını almıştır.