Bartin çevresindeki doğal güzellikler, Türkiye'nin ekoturizm haritasında özel bir yere sahip. Kaçkar Dağları konusu, bu yıl doğa tutkunlarının radarına girmeyi başardı. Rotanın detaylarını, doğal ortamı ve pratik ipuçlarını paylaşıyoruz.
Birçok farklı yere düzenlenen keşif gezilerine katılan İngiliz dağcı Tom Longstaff, 1934 yılındaki yazısında Lazistan Dağları'ndaki ormanların Himalaya Dağları'ndan sonra gördüğü en bakir ormanlar olduğunu ifade etmiştir.
Kaçkar Dağları, sadece çok ince bir sahil hattının hemen arkasında, Karadeniz'in güney sahilindedir. Dik olan kuzey örtüsü, sık ve bol yağış alması sebebiyle sık ormanlıdır. Başlıca olarak fındık, çay, tütün ve zeytin yeni yeni olarak da kiraz ve narenciye burada yetiştirilir. Doğudaki alçak bölgelerinde de Türkiye'nin pirinç üretim merkezleri bulunur. Çok dik zemine sahip ya da zemin emniyeti olmadığından herhangi yetiştiriciliğe uygun olmayan alanlarda, kısmen yoğun bir şekilde ormangülü örtüsü hakimdir. Kaçkar Dağları'nın Kuzey doğusunun sahil kesimlerinde ise son zamanlarda kivi, yaban mersini üretimine başlanmıştır. Şeker hastalığında ilaç kadar etkili olan karayemiş meyvesi ve kestane ormanlıklarından yararlanarak yüksek rekoltede kestane balı üretimi yapılmaktadır. Yüksek bölgeler mera olarak da kullanılır. Ormanlar en başta göknar, kayın ya da karışık orman olarak şekillenmiştir.
Güney'e, Anadolu'ya doğru, düşük yağış miktarı nedeniyle orman alanlar daha azdır. Burada çok seyrek yerleşimi olan ve step karakterli bir tabiat hakimdir. Sadece nehir boylarında ve nehir çanakları tabiatında söğütler ve kavaklar gelişmiştir. Seyrek olarak ve tek tek meşe ve karaçam mevcuttur. Bütün bölgede çok seyrek yerleşim olduğundan flora ve fauna çok çeşitlilik gösterir. dağlarda su bolluğu dikkati çeker. Akarsular, silsilenin hem güneyinde hem de kuzeyinde derin vadiler oluşturarak akarlar.
Dübe Vadisi: Hastaf vadisine paralel olarak uzanan ve Kaçkar Dağının doğuya bakan yamaçlarındaki sirklerle başlayan, Dübe vadisinin uzunluğu yaklaşık 5 km'dir. Bu vadinin kökünde, taban seviyesi 3130 m olan sirkin, kuzeye bakan yamacında küçük bir buzul vardır. Bu sirkin önünde düzenli sıralar halinde bulunan genç moren depoları oldukça geniş bir alana yayılmıştır.
Kavran Vadisi: Kaçkar doruğunun kuzeybatısında yer alan vadi, güneyden kuzeye doğru uzanır. Uzunluğu yaklaşık 7,5 km, eğimi ise %10 kadar olan bu vadi doğusundan iki kol alır. Vadinin doğuya bakan yamaçlarında ise sirkler dikkati çeker. Kavran tekne vadisi, güneyinde yer alan 2850–2900 m'lerdeki sirklerle başlar. Bu sirklerin önündeki belirgin moren seddinin gerisinde, bulunan gölün yükseltisi 2855 m'dir.
Kaçkar Dağları · Arka Plan
Belirtmek gerekir ki, akdağ Millî Parkı, 2000 yılında Afyonkarahisar ili, Sandıklı ilçesi, Çamoğlu mevkiinde bu dağ etrafındaki araziler üzerinde kurulmuştur. Zengin bir yabanıl hayat barındıran Akdağ Millî Parkı'nda 500'e yakın geyik yaşamaktadır. Ayrıca domuz, yılkı atları, kurt, tilki, sansar, porsuk, sincap, tavşan gibi hayvanların yanında kartal, şahin, keklik, gibi kuşlar da bulunmaktadır. Anadolu Sıvacısı, küçük kerkenez, Kaya Kartalı, Kara Akbaba, Kızıl Akbaba, Sakallı Akbaba gibi hayvanların yanında, 124'ü endemik, 1058 bitki türü bulunur. Kurtini Mağarası ve Tokalı Kanyonu gibi coğrafi yerşekilleri, Roma devri kalıntıları, Oktur Yaylası ve Kocayayla alanın çekici özellikleridir.
Dağın iki bölümü arasında gelen Akçay'ın getirdiği tortul malzemeler, üzerinde Çivril'e bağlı Çandır, İshaklı, Çetinler, Gümüşsu yerleşimlerini bulunduğu 38°13′04.66″K 29°59′37.66″D konumundaki belirgin birikinti konisini oluşturmuştur. Birikinti konisi Işıklı Gölü ve Gökgöl'ü birbirinden ayırır.
Akdağ, Samsun'un Ladik ilçesinde bulunan dağ. 2062 metrelik yüksekliği ile Samsun'un en yüksek noktasını bulunduran Akdağ ilin kış turizm merkezi durumundadır. 1675 metrelik kayak pisti ve 1300 metrelik telesiyeje sahip Akdağ Kış Sporları ve Kayak Merkezinin bulunduğu dağ yapısından yamaç paraşütü, dağcılık ve yayla turizmi alanlarında yararlanılmaktadır. Ayrıca burada doğan bir su kaynağı bulunmakta olup şişelenmekte ve Ladik Akdağ Doğal Kaynak Suyu markasıyla satılmaktadır.
yüzyıla gelindiğinde imparatorluk, Tanzimat adı verilen ciddi bir modernleşme sürecine girdi. 1876 yılında Türk tarihinin ilk yazılı anayasasının ilan edilip meclisin açılmasıyla başlayan I. Meşrutiyet devri, 1878 yılına kadar sürse de, 1908 yılında II. Meşrutiyet ilan edilerek anayasa tekrar yürürlüğe girdi. Ancak yapılan reformlar, imparatorluğun dağılmasını engelleyemedi. Dünya Savaşı'na İttifak Devletleri'nin yanında giren imparatorluk, savaş sonucunda yenik düşerek 30 Ekim 1918 tarihinde tüm orduların teslim olması şartını kabul etti ve akabinde İtilaf Devletleri'nce işgal edildi. 16 Mart 1920'de İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u işgal edip bazı milletvekillerini tutuklayarak sürgüne göndermesi sonucunda Meclis-i Mebûsan'ın kapanmasıyla Mustafa Kemal Paşa ö
Kayıtlara bakıldığında, osmanlı İmparatorluğu, Batı Avrupa'da gerçekleşen Rönesans, Bilimsel Devrim, Aydınlanma Çağı ve Sanayi Devrimi gibi yeni gelişmeleri ülkesine getiremeyerek çağın gerisinde kaldı. Kutsal İttifak Savaşları'nın bitmesiyle 1699'da imzalanan Karlofça Antlaşması sonrasında Osmanlı İmparatorluğu yavaşça gerilemeye başladı. yüzyılda ilan edilen Tanzimat Fermanı, ülkenin modernleşmesini amaçladı; ancak başarılı olamadı. Bunun yanı sıra, ülkede toprak bütünlüğünü korumak için geliştirilen, farklı dinî ve etnik kökenlere sahip kişilerin bir arada yaşaması fikrini içeren Osmanlıcılık akımı da başarıya ulaşamayarak dağılmanın önüne geçemedi. 1854'te Kırım Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu, ilk kez dış borçlanmaya gitti; ancak alınan borçlar ödenemedi.
Pratik Öneriler ve Notlar
Anadolu'nun diğer yüksek dağlarında olduğu gibi Pleistosen buzullaşması, Kaçkar Dağı'nda (3932 m) belirgin izler bırakmıştır. Pleistosen'deki kalıcı kar sının 2700 m olan Kaçkar'da buzul izleri kuzeyde 2000, güneyde 2200 m lere kadar rahatlıkla izlenebilmektedir. Burası, bugün de Anadolu'nun en önemli aktüel buzul alanlarından birisidir. Kaçkar Dağı'nın daha çok kuzey yamaçlarında yer alan, aktüel buzullarının dilleri 3000–3200 m lerdedir.
Kayıtlara bakıldığında, ceymakcur Vadisi: Dübe vadisinin güneye bakan yamaçlarındaki, küçük bir buzul vadisinin kuzeyinden, 3250 m yükseklikteki Ceymakcur gediği aracılığı ile, Kaçkar Dağı'nın üçüncü büyük buzul vadisi olan Ceymakcur vadisine geçilir. Ceymakcur sistemi başlıca iki buzul vadisinden oluşur. Bu vadilerden batıda yer alan ve daha büyük olanı, taban seviyeleri 2750–2800 m'lerdeki dört sirke bağlanan küçük vadilerin birleşmesiyle meydana gelmiştir.
Doğu Karadeniz Dağları'nın en yüksek zirvesi Kaçkar Dağı (3932 m) olup yamaçlarında 6 adet buzul barındırmaktadır. Bunlardan en büyüğü 2850 m'ye kadar inmekte olup, Kaçkar I buzulu olarak adlandırılmıştır. 1975 yılı Landsat MSS uydu görüntülerinde ise Kaçkar I buzulu 3650 m civarında başlayıp 2900 m'ye kadar inen ve toplam uzunluğu 1500 m olan bir buzul olarak tespit edilmiştir. Buzulun 3600– 3000 m yüksekliğinde 1250–1300 m'lik bir uzunluğa sahip olduğu belirtilmiştir. Bölgede bulunan diğer buzullardan Kaçkar II buzulu 3000 m'ye ve Kaçkar III buzulu da 2940 m'ye ulaşmaktadır. 1975 tarihli Landsat MSS uydu görüntülerinde ise 3650 m'den başlayan iki buzul sırasıyla 2990 m ve 3130 m'ye kadar inmektedirler. Araştırmacılara göre 700 ve 500 m'lik buzul uzunlukları ölçülmüştür.
Pleistosen'de kilometrelerce uzunluğa sahip olan büyük buzullardan arta kalan tekne vadilerin tabanlarında çeşitli yükseltilerde yayla yerleşmeleri vardır. Yaylaların konumlarıyla buzul şekilleri arasında sıkı bir ilişki söz konusudur.
Bu kapsamlı analizimizde öne çıkan başlıkları özetlemek gerekirse, Bartin'nin bu alandaki potansiyeli ve mevcut dinamikleri geleceğe yönelik umut veriyor. Şehrin ivmesini okumak için güncel verileri düzenli aralıklarla takip etmek faydalı olacaktır.
Bartin özelinde gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyoruz. Bu konuyla ilgili yeni haberler ve güncellemeler, önümüzdeki günlerde haberimiz bölümünde yer alacak. Okuyucularımıza kapsamlı bir perspektif sunmak en önemli önceliğimiz.
Birçok farklı yere düzenlenen keşif gezilerine katılan İngiliz dağcı Tom Longstaff, 1934 yılındaki yazısında Lazistan Dağları'ndaki ormanların Himalaya Dağları'ndan sonra gördüğü en bakir ormanlar olduğunu ifade etmiştir.
Kaynaklara göre, kaçkar Dağları, sadece çok ince bir sahil hattının hemen arkasında, Karadeniz'in güney sahilindedir. Dik olan kuzey örtüsü, sık ve bol yağış alması sebebiyle sık ormanlıdır. Başlıca olarak fındık, çay, tütün ve zeytin yeni yeni olarak da kiraz ve narenciye burada yetiştirilir. Çok dik zemine sahip ya da zemin emniyeti olmadığından herhangi yetiştiriciliğe uygun olmayan alanlarda, kısmen yoğun bir şekilde ormangülü örtüsü hakimdir. Doğudaki alçak bölgelerinde de Türkiye'nin pirinç üretim merkezleri bulunur. Öne çıkan bilgilere göre, kaçkar Dağları'nın Kuzey doğusunun sahil kesimlerinde ise son zamanlarda kivi, yaban mersini üretimine başlanmıştır. Şeker hastalığında ilaç kadar etkili olan karayemiş meyvesi ve kestane ormanlıklarından yararlanarak yüksek rekoltede kestane balı üretimi yapılmaktadır. Yüksek bölgeler mera olarak da kullanılır. Ormanlar en başta göknar, kayın ya da karışık orman olarak şekillenmiştir.